Dövüşler hâlâ otomatik ama taktiksel. Rakibin stilini çözmek, doğru skilleri sıralamak ve enerjini yönetmek şart. Hızlı İleri burada daha çok tekrar eden dövüşler için kullanılıyor. Mesela sokaktaki random dövüşleri hızla geçip boss fight’a odaklanmak isterseniz, tek tuşla saniyeler içinde sonuca gidiyorsunuz.
Punch Club 2’yi oynadınız mı? Hızlı İleri’yi mi tercih ediyorsunuz, yoksa her şeyi yavaş yavaş mı deneyimlemek istiyorsunuz? Yorumlarda buluşalım! Punch Club 2 Hizli Ileri
Piksel sanatı sevenler için görsel bir şölen. Renkler daha canlı, animasyonlar daha akıcı. Özellikle gece dövüşleri ve neon ışıklı sokaklar Cyberpunk havasını başarıyla yansıtıyor. Müzikler ise yine synthwave ağırlıklı. Kulaklık takıp oynayın, resmen 1990’ların aksiyon filmindeymiş gibi hissedeceksiniz. Dövüşler hâlâ otomatik ama taktiksel
Hikâye ilk oyuna göre çok daha katmanlı. Her karakterin gizli bir amacı var, her diyalogda bir ipucu saklı. "Hızlı İleri" özelliği sayesinde hikâyeyi ikinci bir oynayışta komple atlamak ya da sadece kritik anlara odaklanmak mümkün. Ama tavsiyem: ilk oynayışta her diyaloğu okuyun. Çünkü espri anlayışı ve film göndermeleri altın değerinde. Yorumlarda buluşalım
Punch Club , ilk çıktığında strateji, RPG ve dövüş sevenleri kendine hayran bırakmıştı. Tamam, grafikler pikseldi ama hikâye derindi, gelişim sistemi bağımlılık yapıyordu ve 80'ler/90'lar aksiyon filmi atmosferi eşsizdi. Şimdi Punch Club 2 karşımızda ve işin içine bir de "Hızlı İleri" modu girince… İşte o zaman tam bir kaos başlıyor.
Eğer sokak kavgaları, 90’lar filmleri, derin RPG sistemleri ve bol bol "one more try" dedirten bir oyun arıyorsanız, Punch Club 2 tam size göre. Hızlı İleri’yi kullanmayı unutmayın, ama zaman zaman ekrana bakıp "Vay be, ne günlerdi" demeyi de ihmal etmeyin.